31 Temmuz 2016 Pazar

Doğa, Deniz ve Can

Artık tatillerimiz öyle "sabah biraz denize mi girsem,
a yok azıcık gölgede kitap okuyum en iyisi,
sonra da yürüyüş yaparız belki, 
akşam nerede keyif yapsak" gibi geçmiyor tabi.
Daha çok sarı kafalı oğlumuzun peşinde,
sabahın köründe uyanma, ıssız sessiz yollarda bebek arabasıyla dolaşma,
sabah havuzdaki bütün suyu kovayla dışarı boşaltma,
öğleden sonra denize taş atma aktiviteleriyle ilgileniyoruz :)
Yine de denizin kıyısında olmak,
güneşe yüzünü dönmek,
saatin kaç olduğunu merak etmemek,
ve gece yıldızlı gökyüzüne bakmak gibisi yok..






























Hiç yorum yok:

Yorum Gönder