25 Şubat 2015 Çarşamba

Kıpır kıpır 7


Cancığım büyüyor, büyüdükçe yerinde duramıyor,
kafasının üstüne düşmeden oturabilmek, bi an önce emeklemek,
hatta yürümek, koşmak, oynamak istiyor :)
Pozlarımız da bu yüzden biraz tepetaklak, biraz yan yatmış, biraz heyecanlı olabiliyor :)

Tüm bunlara rağmen efendiliğinden bir şey kaybetmeyen sevgili oğluma
anneciğinden belki klişe ama bence en değerli anne nasihati geliyor:

İnsanları, hayvanları, doğayı sev, hatta yapabiliyorsan karşılıksız sev,
içinde kötü hislere, nefrete hiç yer olmasın,
aklını, yeteneklerini insanların ve dünyanın iyiliği için kullan..
Çünkü bu güzel ülkenin ve dünyanın geleceği
senin o minicik masum kalbinde saklı biricik oğlum..



















8 Şubat 2015 Pazar

Çalışkan oğlum Can

Sevgili oğlum bu ara cevizlerle ve ahşap harflerle çok meşgul.
Aslında eline geçirip minik parmaklarının kavrayabildiği,
salyalı ağzına sığdırıp kemirebildiği,
bi yerlere vurup ses çıkarabildiği her şey favorisi :)
Biz de babasıyla sarı kafamızın konsantrasyonunu bozmamaya çalışarak,
 büyük işler beceren oğlumuzu hayran hayran izliyoruz :)
Her şey iyi güzel de, sen daha bebeksin canım yavrum,
sorarım sana bu kadar ciddiyet, bu denli sorumluluk neden?!










Ananemin mavi yeleği "kalp" ben

Minik oğlum Can her gün düğmeleri zor kapanan smokinler,
tombik bacaklarına dar paça jeanler,
poğaça ayaklarına küçük adam ayakkabıları giymiyor elbet :)
Cancığım ev tarzını rahat badiler, yerlerde fırıl fırıl dönebileceği bol pantolonlar
 ve ananesinin sıcacık, sevgi dolu yelekleriyle tamamlıyor :D
Merak etme sevgili oğlum, bence bu halinle de "tarzsın" :))










Minik Sarı Balık'tan bi tık fazlası..


Çekik gözlü tombik ayıcık :D