19 Şubat 2014 Çarşamba

Eski dostlar sonunda kavuştu!

Lise yıllarındaki arkadaşlıklar sanki hep o tahta sıralardaki,
gelsin diye dakikaların sayıldığı tenefüs aralarındaki haliyle kalıyor..
Yıllar geçiyor, hayatlarımız bambaşka yönlere gidiyor, büyüyoruz -asla yaşlanmıyoruz-
ama bir araya geldiğimizde aynı heyecanla anlatmaya devam ediyoruz kaldığımız yerden..
İstanbul'da canım arkadaşım Fulya ve sevgili eşi Volkan'la unutulmayan hatıraların anıldığı,
yeni heyecanlarımızın paylaşıldığı güzel bi hafta sonu geçirdik :)
Uzun kahvaltılar yaptık, sahilde yürüdük, son anda yüzümüze gülen güneşin tadını çıkardık,
ve bol bol deniz kokusu çektik içimize..









Boğaz, martılar, yalılar vs..

Ankara'da denize hasret kalınca, İstanbul'da hep denize yakın olmak istiyor insan :)
Biz de burunlarımızı üşüten havaya rağmen, 
boğazın kıyılarına dalıp gitmek, martıları izlemek için atladık vapura..














Karaköy'de şirin bir mekan..

Haftasonu gri ve yağmurlu havanın son ana kadar peşimizi bırakmadığı İstanbul gezimize
Karaköy'ün daracık sokaklarında başladık..
Her köşesinde küçücük, sevimli kafeler, restoranlar olan Karaköy'de
kahvaltı için dostum Merve'nin tavsiyesi olan Mum's Cafe'deydik..
Sıcacık ve sakin ortamını, şirin detaylarını, özenli kahvaltısını biz çok sevdik :)











10 Şubat 2014 Pazartesi

Ankara'da nefes almanın sayılı yolları..

Evet bunlardan ilk akla gelen Eymir'de yürüyüş ve balık ekmek!
Biz de yağmurlu Pazar'ın rehavetine yakalanmamak için kendimizi dışarı attık..
Kışın ortasında -her ne kadar kış gibi geçmese de- Eymir yine güzel..
Göl sakin, yollar tenha, soğuk bi sessizlik var havada..