22 Aralık 2013 Pazar

Yeni yıl gelsene!!

Aralık ayının sonlarına doğru eski yıla veda ederken
kocaman yıl nasıl da geçti analizi yapmak hem hüzünlü, hem de umut dolu oluyor benim için..
Mutlu olup bol bol güldüğüm günler, mutsuz olduklarımdan fazla mıydı,
sevdiklerimle yeterince vakit geçirebildim mi,
onları çok sevdiğimi her aklıma geldiğimde söyledim mi,
iyi ki yaptım dediklerim, pişman olduklarımı gölgede bıraktı mı derken,
kafamda deli sorularla yeni yıla giriyorum :)
şimdi düşününce o mutlulukla devam etti sanki :)
Yeni yerler keşfettiğim, güzel insanlar tanıdığım,
beni mutlu eden kitaplar okuduğum, unutamadığım filmler izlediğim,
hayallerimin gerçekleştiği, yeni heyecanlara adım attığım bu güzel yıl biterken,
2014'ten kendim ve ülkem için çok daha iyi bir performans bekliyorum :)
Dilo'mla yıllık bilançomuzu ve yeni yıldan beklentilerimizi yazdığımıza
ve birazdan Coit'ime doğru yola çıkacağıma göre, ben hazırım, artık gelebilirsin yeni yıl!
Hepimize Mutlu Yıllar!

















1 Aralık 2013 Pazar

Ben Dinozor Gördüm!

 Müzeleri seviyoruz :)
Hayranı olduğumuz ressamların ünlü tablolarını gördüğümüzde, 
köşeyi dönünce dünyaca ünlü bir heykel karşımıza çıkıverdiğinde
yada milattan önce yaşamış bir insanın dünyasından küçücük bir ize rastladığımızda heyecanlanıyoruz..
American Museum of Natural History'de kafamızı kaldırdığımızda,
en son Jurassic Park'ta gördüğümüz sevimli dinozorlardan biriyle göz göze gelmek ise
bugüne kadar hissettiklerimizden biraz farklıydı :) 
Uzun süre gündemimizde kalan şey ise 
Hayden Planetarium'da uzayda ve yıldızların arasında 3 boyutlu bir yolculuğa çıkmak oldu..
Dinozorlar çağından insanlık tarihine,
uzay yolculuğundan tasarım dünyasına,
ünlü ressamların klasiklerinden modern sanata
ve aklımıza gelmeyen binlerce eseriyle
New York'ta ziyaret ettiğimiz müzeler bize bugüne kadarki en unutulmaz deneyimleri yaşattı belki de..


























Central Park Küçük Bir Dünya..

Manhattan adasının büyük bir kısmını kaplayan, 
bize adeta parktan geriye kalan alana şehir inşa edilmiş hissi veren Central Park,
New York'un en ünlülerinden..
Parkın birbirinden güzel yüzlerce köşesini tadını çıkararak gezmek,
her gün düzenlenen farklı aktivitelere katılıp, parkı içinize sindirmek günlerinizi, hatta haftalarınızı alabilir..
Yürüyüş yapanlar, bisiklete binenler,
çimlerde sere serpe yatıp, piknik yapanlar,
beyzbol oynayanlar, müzik yapanlar, dans edenler..
Şehrin kalabalığından ve gökdelenlerin gölgesinden kaçan herkes Central Park'ta almış soluğu,
sevgili Shakespeare'im bile :)
Parkın yemyeşil ve her köşesinin tertemiz olduğunu söylemeye sanırım gerek yok..
Bize de fotoğraflara bakıp bakıp "Şu New Yorklular ne kadar şanslı" diye iç geçirmek kalıyor :)